İçtüzük krizinin perde arkasıAK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz Meclis içtüzük krizini BUGÜN’e değerlendirdi... CUMHURBAŞKANI İLE İNCEK YOLUNDA: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz Meclisin en eskilerinden, en tecrübeli milletvekillerinden olup, tam anlamıyla "krizlerin kurdu." Geçen hafta CHPnin Meclis kürsüsünü işgali eylemi ile yaşanan krizin ardından çözüm için Başbakan'a giden AK Parti heyetindeydi. Krizin gündem maddesi "İç tüzük" onun uzmanlık alanı. Geçen dönem bütün partilerin katılımı ile oluşturulan "TBMM İç Tüzük Uzlaşma Komisyonu"nun da başkanıydı. Yeni bir iç tüzük hazırladılar, ancak hayata geçirilemedi. Mecliste ne olup bittiğini konuştuk, ama bir de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile koruma ordusuz, iki eski arkadaşın İncek yolculuğunu... O seyahati, "Cumhurbaşkanı'nı ziyarete gitmiştim. Koruma ordusu olmadan, bir nefes almak istedi. Beraber dışarı çıktık, İncek tarafına gittik. Arabayı o kullandı, dolaştık, döndük" diye anlattı. "Müzik de dinlediniz mi?" diye sordum, "Evet, radyoyu açtık" deyip devam etti: "Ama, daha ziyade sohbet ettik. Eskileri konuştuk, geçmişte yaşadıklarımızı hatırladık, o günleri andık. Bir bahçeye gittik, orada oturduk. Meyve yedik. Bir tur attık, geldik." RÖPORTAJ: SEDA ŞİMŞEK-(sedasimsek@bugun.com.tr) DARBEDE ASKERİN YAPTIĞINI MECLİS'TE CHP'LİLER YAPTI Meclis krizlerinin arabulucusu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, iç tüzük krizini BUGÜN'e değerlendirdi. CHP'nin kürsü işgali için "Militarist rüzgar estirdiler" diyen Kapusuz, yapılacak düzenlemenin muhalefete daha fazla konuşma hakkı tanıdığını söyledi. * İç tüzük konusunda iktidarla muhalefet arasındaki sorunun odağı nedir? Değişiklik teklifi 18 maddeden oluşuyor, 2 maddesi yürütme ve yürürlük, geriye 16 madde kalıyor. Bu 16 madde içinde tartışma konusu olan mevcut tüzüğün 19. maddesi. Diğer maddelerde bir sorun gözükmüyor, prensip olarak anlaşıldı. * Nedir bu 19. madde? İktidar veya muhalefet partileri Meclisin gündemini belirleme konusunda, Danışma Kurulu'ndan talepte bulunuyor. Orada, "Gündemi şu şekilde belirleyelim, şu kadar çalışalım, şu sıraya göre çalışalım" diyorlar. Mutabakat sağlanırsa buna Danışma Kurulu Kararı deniliyor, Meclis'e Danışma Kurulu önerisi olarak geliyor. İstenirse onun üzerinde 2 leyhte, 2 aleyhte olmak üzere 4 konuşma yapılıyor. CHP AYNEN KALMASINI İSTİYOR * Danışma Kurulu'nda mutabakat sağlanmazsa. Herkes grup önerisini Meclis Genel Kurulu'na getiriyor, yani 4 grup, 4 önerge getiriyor. Her bir önerge üzerinde 10'ar dakikadan 4 kişi konuşuyor, asgari 40 dakika sürüyor. 4 önerge için 40 dakikadan hesaplanırsa 160 dakika, yani 2,5 saat, aralarla birlikte 3 saati buluyor. Her gün, genel kurulun çalışma saatlerinin büyük bölümü, "bu konuşulsun, şu konuşulsun, gündem şöyle olsun" görüşmesiyle geçiyor. Meclis çalışmaya 15.00'te başlıyor, 19.00'da bitiyor. Yani 4 saat, bu 4 saatin yaklaşık 3 saati bu görüşmeyle geçiyor. Bu tartışmanın ardından, denetim yapılacaksa denetime, yasama çalışması yapılacaksa yasalara geçiliyor. Öyle günler oluyor ki, gündeme geçilemeden genel kurul kapanıyor. CHP bunun aynen kalmasını istiyor. * İktidar bu maddede ne öneriyor? "Grup önerisi gelsin, grup önerisi üzerinde 1 kişi önergeyi savunsun, 5 dakika konuşulsun" diyoruz. Eğer 4 önerge gelirse 20 dakika konuşulmuş olacak. 160 dakikadan 20 dakikaya düşecek, 140 dakikayı Meclis denetim ve yasama faaliyeti için değerlendirmiş olacak. Ya da haftada bir kez partiler "bu hafta şunları görüşelim" diye önerilerini getirsinler, maddenin mevcut haliyle haftada bir kez bu görüşmenin yapılmasına da bir itirazımız yok. Ama, her gün sırf Meclis çalışmalarını engelleme kastıyla bu madde istismar edilince, milletin zamanının heba edilmemesi için bir düzenleme getirme mecburiyetinde kaldık. * Muhalefet sesinin kısıldığını düşünüyor? Değişiklik teklifinde genel kurulun 14.00-20.00 arasında çalışması düzenleniyor, yani çalışma saati 4 saatten 6 saate çıkarılıyor, çalışma saatleri arttığı için, konuşma sürelerinin yüzde 75'inin de muhalefetin olduğu düşünüldüğünde, muhalefet konuşmak için daha çok süreye sahip olacak. KURALLARIN DIŞINA ÇIKMADIK *AK Parti neden geri çekti? Hayır, geri çekmedi, sadece uzlaşma aramak için ara verildi. Biz, bütün uzlaşma kapılarını sonuna kadar zorlayacağız, asli tercihimiz diyalogdur, anlaşmadır, uzlaşmadır. TBMM'ye yakışmayacak bir görüntü ortaya çıktı. Kürsüyü işgal edip, Meclisi çalıştırmadılar. Darbe dönemlerinde askerlerin yaptığını, içeride milletvekilleri yaptı, bir militarist rüzgar estirdiler. Genel kurul salonunda milletvekilleri Meclis Başkanı'na istifa tezahüratları yaptı, ben bunca senedir parlamentodayım bugüne kadar böyle şedit bir protesto görmedim. * Fevzi Şıhanlıoğlu, yine bir iç tüzük görüşmesi sırasında hayatını kaybetmişti. Evet, çok sert bir tartışma olmuştu, maalesef bir milletvekili arkadaşımızı kaybettik. Zaten o kötü hatıralar da ara vermek istememizin bir sebebi. * RP'de 30 kişi ile bir "şanlı muhalefet" döneminiz oldu, sizin getirdiğiniz öneriyi dönemin iktidarı getirseydi rıza gösterir miydiniz? Geriye yönelik, "razı olurdum, olmazdım" demek biraz kolaycılık olur. Hem iktidar hem de muhalefet döneminde görev yapmış bir milletvekiliyim. Biz muhalefet yaparken kurallar içinde kaldık. O zaman da 19. madde vardı, o maddeyi biz böyle hiç kullanmadık. MUHALEFETİN KONUŞMASI DEMOKRASİNİN SİGORTASI "Meclis muhalefetle güzel, demokrasi muhalefetle anlamlı. Bizim muhalefete bakışımız budur" * Bugüne kadar neden değiştirmediniz de şimdi değişmesini istiyorsunuz? Bir hakkın kötüye kullanılması söz konusu. 23. Dönem ve 24. Dönem'de çok istismar edildi, her gün, her grup gündem önerisi getirdi. Meclis denetim ve yasama faaliyeti yapar. 23. Dönem'de 543 tane Danışma Kurulu ve grup önerisi verilmiş, bunu 40 ile çarpın, 21 bin 720 dakika, 362 saat yapar. Meclis'in günde 4 saat çalıştığı düşünülürse 90 gün, haftada 3 gün çalıştığına göre de 30 hafta sadece gündem belirlenmesi ile ilgili grup önerilerini görüşmek hangi vicdana sığar? 24. Dönem'de ise şu ana kadar 73 grup önerisi getirildi. Bu milletin, Meclisin zamanını "şu konuşulsun, bu konuşulmasın" görüşmeleri ile böyle hoyratça heba etmeye kimin hakkı var? * Muhalefet bunu zamanın heba olması olarak değil de, konuşma fırsatı olarak görüyor. 19. maddede öngörülen değişiklikle sadece Meclisin gündeminde ne olacağına dair görüşmelerle geçen zamanın Meclisin asıl faaliyetleri için kullanılması amaçlanıyor. Bu değişiklik, araştırma önergesi, soruşturma önergesi, genel görüşme, kanun yapma, anayasa değişikliği gibi konularda yapılacak görüşmeleri içermiyor. Ayrıca, AK Parti'nin 326 milletvekili, CHP'nin 135, MHP'nin 52, BDP'nin 29, 6 bağımsız 1 de Katılımcı Demokrasi Parti'nin milletvekili var. Bir yasa görüşülürken, mesela geneli üzerine görüşme yapılıyor, bütün gruplar sayısal olarak eşit olmadıkları halde 20 dakika kullanıyor. 326 milletvekili olan AK Parti de 20 dakika konuşuyor, 20 milletvekili olan grup da 20 dakika konuşuyor. 4 grup var, 3'ü muhalefet, iktidar 20 dakika, muhalefet 60 dakika konuşuyor. Hepsinin toplamından daha fazla olan AK Parti 20 dakika, muhalefet 60 dakika konuşuyor. Bu muhalefetin sesini kısmak mı? * Yoksa bunu da mı değiştirmeyi düşünüyorsunuz? (Gülüyor) Hayır, bizim muhalefetin daha çok konuşmasıyla bir alıp veremediğimiz yok, derdimiz Meclisin daha hızlı, etkin ve verimli çalışması. Meclis muhalefetle güzel, demokrasi muhalefetle anlamlı. Onların varlığı, konuşması demokrasinin sigortası. Bizim muhalefete bakışımız budur. İŞGAL KÜLTÜRÜYLE DEMOKRASİYİ HANÇERLİYORLAR * Başbakan devreye girdi, onun tavrı nedir? Başbakan haklı olarak iç tüzükte yapılan düzenlemenin geçmesini ve işleyen, verimli çalışan bir Meclis istiyor. Zamanın israf edilmesine karşı. Uzlaşma çalışmalarının devam etmesi talimatını verdi. Bakın, bir uluslararası sözleşmenin onaylanması için aylarca, yıllarca beklenildiği bir durumla karşı karşıyayız. Sol gelenekte, öğrenci hareketlerinde, ideolojik kesimlerde işgal, boykot, direniş gibi uygulamalar var, ancak TBMM'de bunların uygulamaya konulması yadırganır. TBMM yasal düzenlemelerin yapıldığı, millet adına iktidarın denetlendiği bir kurum. İşgal günlerinde dahi kanun çıkarmış, çalıştırılmış. Meydanda, üniversite bahçelerinde, okul önlerinde yapılan eylemleri TBMM Genel Kurulu'na taşımak milletin temsilcilerine yakışmaz. * Neden bu kadar sakıncalı görüyorsunuz? Bu görüntülerin milletin hafızasında kötü hatıraları var. 70'li, 80'li yılların ihtilal, muhtıra günlerini çağrıştıracak bu tutumlardan önce milletin temsilcilerinin kaçınması gerekir. CHP daha çok yeni 367 tecrübesini yaşadı. Meclisi tıkadı, çalıştırmadı, halktan sandıkta cevabını aldı. Meclis iktidarın olduğu kadar muhalefetin de kalbidir, demokrasinin mabedidir. CHP geçmişin alışkanlıklarıyla, işgal kültürüyle demokrasiyi kalbinden hançerlemeye kalkışıyor, Meclis'e içeriden sabotaj düzenliyor. Bizim bunu seyretmemiz ve buna ortak olmamız mümkün değil. Bunun parçası, aracı olmayız. Tutarsızlıktır, ilkesizliktir, samimiyetsizlik * Sizin başkanlığınızda geçen dönem iç tüzük komisyonu kurulmuştu. İç tüzüğün 111 maddesi 155 değişikliğe uğramış. İktidarlar daha hızlı, verimli yasa çalışması ister, muhalefet de denetimde etkinlik ister. Böyle bir iç tüzük için 23. Dönem'de 4 siyasi partinin katılımıyla uzlaşma komisyonu kurduk, bir çalışma yaptık. Demokratik, katılımcı, çoğulcu, planlı ve öngörülebilir, verimli bir yasama ve denetim yapılmasını prensip olarak benimsedik. Hep birlikte yeni bir iç tüzük hazırladık. Bütün siyasi partilere ve genel başkanlara götürdük. * Şimdi neden yeniden gündeme getirmiyorsunuz onu? Dün getirdik kabul edilmedi. Baykal, o vakit ipe un serdi. CHP kurumsal olarak destek olmadığı halde, bireysel olarak Ali Topuz "Türkiye'nin ihtiyacı budur" dedi. Çalışmayı yaptığımız arkadaşlar Ali Topuz dışında hâlâ o partilerin milletvekilleri. O zaman Kemal Bey grup başkanvekiliydi, ona da bilgi vermiştik. Genel başkan olduktan sonra da kendisinden en az 3 kez ricada bulundum, "Bu çalışma dengeli bir çalışma. Etkin denetim, verimli yasama imkânı getiriyor. Bunu çıkaralım" dedim, "Bakalım, düşünelim" dedi, geçiştirdi. Hatta bir de "Baykal çıkaramadan gitti, iç tüzük değişikliğini sizinle de yapamadan siz de korkarım gideceksiniz" diye espri yapmıştım. "Birlikte, uzlaşma ile hazırladığımız teklifi çıkaralım" dedik, engellediler, şimdi getirdiğimiz değişiklik teklifine de bu defa "Beraber hazırlamadık, dayatıyorsunuz" diye karşı çıkıyorlar. Bu tutarsızlıktır, ilkesizliktir, samimiyetsizliktir. |
|
|
| « Önceki Haber | Sonraki Haber » |
|
|
|
|
|
Haberin Yorumları (9 yorum)
|
|
''hepimiz militan'ız''demediler mi? bu yargı''militan''demediler mi? yargı bu sözler üzerine bir şey yaptı mı?adalet ''militan''konusunda neden bukadar yavaş kaldı?merak ediyoruz.ak parti'yi kapatma davası'nı son sür'at açan (üstelik gazete ve internet haberlerine dayanarak)militan'a neden duyarsız?
Filiz
-
17:54, 13 Şubat 2012 Pazartesi
bunların hepsi sahte demokratın en önde gidenleri.sn baykalın kaset olayında iktidara yüklendiler ama kendi içlerine bakmak hiç ama hiç akıllarına gelmedi vesselam.meclis kürsüsünü işgal demek bir dahaki seçimde bu halktan ne yüzle oy isteyeceğini bu halkı nasıl kandıravcaksınız bakalım.kendi ayağı
kafkasyali181@hotmail.com
-
17:35, 13 Şubat 2012 Pazartesi
allah bu sahte sosyal demokratlardan ülkemizi ve dünyamizi korusun
mehmet Gökdemir
-
13:38, 13 Şubat 2012 Pazartesi
türkiye dünyada teknolojiden ne kadar geri ise chp de siyasette o kadar geri.insanlar söylemleriyle değil icraatlarıyla başarılı olurlar.
MEHMET
-
09:22, 13 Şubat 2012 Pazartesi
gkb(org)genelkurmay baskanı necdet özel komutasında ki kademe,darbeciligi bırakarak,meclisten ayagını cekerek,öz görevleri kıslalarına dönerek,demokrasi'ye dogru adımlarını atmıslardır.bu vesile ile chp yalnızlıga terkedilmistir.bu hazmedemeyen chp'liler hırcınlasarak,mecliste darbe yapıyorlar.
hakikat-2
-
09:05, 13 Şubat 2012 Pazartesi
|
AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Başbakan...
Eski Devlet Bakanlarından, 23. dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekili...
CHP'li Gürsel Tekin'i kurtaran evrak hırsızlığıyla ilgili gündemi...
Anayasa Uzlaşma Komisyonu sivil anayasanın yazımına temel hak ve...
Erdoğan, İstanbul'da Yatırım Danışma Konseyi toplantısında konuştu...
Kamuoyunun büyük heyecanla beklediği, Türkiye'yi darbe anayasasından...